banner
 

 » Üyelik Sistemi
 » Avantajlar
 » 24 Kasım Eğitimciler
 » 14 Mart Tıp Tenis Turnuvası
 » Öğrenci Kupası
 » Expat Tennis Cup
 » Açık Alanya Tenis Turnuvası
 » Kayak
 » Dalış
 » Off-Road
 » Karting
 » Rüzgar Sörfü
 » Su Sporları
 » Yaz Okulu
 » Kış Okulu
 » Performans Tenisi
 » Bireysel Ders
 » Grup Dersi
 » Partnerlik
 » İletişim Bilgileri
      Antrenörlerimiz
      Okul Sporları
      İnsan Kaynakları
      Başvurular
    ANKET

Hangi marka raket kullanıyorsunuz
Prince
Wilson
Babolat
Dunlop
Head
Völkl
Yonex
Fischer
Diğer

Bu ankete 633 kişi katıldı

    SAYAÇ
 Ziyaretçi : 1007041
  Ip : 54.226.179.247
  Online  

 
YAZARLARIMIZ
 
HÜRRİYET GAZETESİ
Engin KRATZER
BAYAN ve ERKEKLERDE ÖDÜL

PROFESYONEL kadın tenisçiler her yıl on milyonlarca dolar ödül dağıtılan Grand Slam turnuvalarında erkeklerle eşit miktarda para ödülü alabilmek için yıllarca uğraştılar ve başardılar da... Önce Avustralya Açık’ta, ardından diğer üç Grand Slam’de bayanlara, erkeklerle aynı miktarda para ödülü verilmeye başlandı.

Son Wimbledon Turnuvası’nda, tek erkekler şampiyonu Roger Federer ile tek bayanlar şampiyonu Serena Williams’ın hesaplarına yatan para tutarı 850’şer bin Sterlin’di. Ancak, kadınların bu turnuvada ortaya koydukları performansı ve harcadıkları mesaiyi erkeklerle karşılaştırınca, akıllara ister istemez ‘eşit para ödülünü hak ediyorlar mı?’ sorusu geliyor. Kişisel kanaatim; hak etmiyorlar. Yanlış anlaşılmasın, normalde kadın erkek eşitliğini savunan biriyim, ama söz konusu olan tenis ise, kimse kusura bakmasın kadınlar en azından Grand Slam’lerde erkeklerle aynı miktarda ödülü hak etmiyorlar. Neden böyle düşündüğümü son Wimbledon Turnuvası’nda yaşananları örnek göstererek anlatacağım...

Performansları tutarsız

1-) Yarı finalde, o maça gelene dek bu yıl sadece 34 karşılaşma oynayan Venus Williams, 51 maç yapan dünya 1 numarası Dinara Safina’yı bir saatten kısa sürede, 6-0 ve 6-1’lik setlerle 2-0 yendi. Bir Grand Slam turnuvasının tek erkekler yarı finalinde böyle bir şeyin yaşanması neredeyse imkansız...

Çok duygusallar!

2-) Serena ile Venus Williams kardeşler arasındaki final maçının gidişatı bana göre tamamen duygusaldı! Birinci sette Venus, Serena’ya biraz direndi. Seti kaybedince de ikinci sette hemen teslim oldu. O maçtan hemen sonra çiftlerde de şampiyonluk maçına çıkacakları için, ne kardeşini yordu, ne de kendisini... Ama o tekler finalinde Venus’ün yerinde bir başkası olsaydı, asla öyle bir ikinci set izlemezdik. Venus bu maçı kaybederek, küçük kardeşinin en azından yıl sonuna kadar dünya 1 numarası olmasını ve dolayısıyla sponsorların ilgisinin (paranın) ona yönelmesini sağladı. İki kardeşin banka hesaplarının aynı kişi tarafından (babaları Richard Williams) kontrol edildiğini göz önüne alırsak, Venus’ün neden böyle davrandığını anlamak zor değil.


Daha az yoruluyorlar

3-) Serena, turnuva süresince final dahil kortta geçirdiği 15 sette yaklaşık 10 saat mesai harcadı. Venus ise oynadığı 14 seti toplam 8 saatte bitirdi. Gelelim erkeklere... Tek başına Roger Federer-Andy Roddick finali tam 4 saat 16 dakika sürdü. Roddick, final maçı dahil, 34 sette 20 saat, Federer ise 24 sette yaklaşık 16 saat ter döktüler. Buna rağmen iki tenisçide de ne yorgunluk, ne sakatlık, ne de kramp görüldü. Kadınların bu kadar güç sarfettikten sonra sağlam kalıp kalmayacaklarını inanın bana tenis camiası da çok merak eder!

Set sayıları farklı

4-) Erkekler maçlarını 5 set üzerinden oynarken, aynı miktarda para ödülüne layık görülen kadınlar 3 set üzerinden oynamaya devam ediyor. Söyler misiniz bana asıl haksızlık bu değil mi! Kadınlar niye hala 3 set üzerinden oynuyor? Diyelim ki, vücut yapıları gereği zorlanıyorlar.

O zaman hiç olmazsa Grand Slam turnuvalarının yarı final ve final maçlarını 5 set üzerinden oynasınlar. Ki, bu konunun çok yakında Grand Slam’lerin gündemine geleceğine inanıyorum. Eğer kadın maçları da 5 set üzerinden oynanırsa, inanın bana dünya sıralaması tamamen değişir.

Sonuç: Kim ne derse desin, kadınların erkeklerle aynı miktarda para ödülü almasının en önemli sebeplerinden biri Maria Sharapova, Ana Ivanovic, Nicole Vaidisova, Daniela Hantuchova gibi güzel tenisçilerdir. Bu güzeller yüzünden işin şov yönü ön plana çıkarılarak tenisin ikinci plana atılma lüksü ortaya çıktı. Ama şu gerçeği unutmayalım; ne iş yaparsanız yapın, yeniliğe açık olmak, kendinizi sürekli geliştirmek zorundasınız. Eğer kadın tenisi son Wimbledon Turnuvası’nda görülen yanlışlıklar tekrarlanmaya devam ederse tekrar hızlı bir şekilde kan kaybeder.


ENGİN KRATZER

11.07.2009




>>> BU YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

  • Engin KRATZER
  • Eknomik Kriz ve Tenis
  • Marsel İLHAN