banner
 

 » Üyelik Sistemi
 » Avantajlar
 » 24 Kasım Eğitimciler
 » 14 Mart Tıp Tenis Turnuvası
 » Öğrenci Kupası
 » Expat Tennis Cup
 » Açık Alanya Tenis Turnuvası
 » Kayak
 » Dalış
 » Off-Road
 » Karting
 » Rüzgar Sörfü
 » Su Sporları
 » Yaz Okulu
 » Kış Okulu
 » Performans Tenisi
 » Bireysel Ders
 » Grup Dersi
 » Partnerlik
 » İletişim Bilgileri
      Antrenörlerimiz
      Okul Sporları
      İnsan Kaynakları
      Başvurular
    ANKET

Hangi marka raket kullanıyorsunuz
Prince
Wilson
Babolat
Dunlop
Head
Völkl
Yonex
Fischer
Diğer

Bu ankete 630 kişi katıldı

    SAYAÇ
 Ziyaretçi : 988461
  Ip : 54.161.108.158
  Online  

 
YAZARLARIMIZ
 
SABAH GAZETESİ
Cahit YAVUZ
Bruguera ve Hiddink

Bruguera ve Hiddink

19 Ekim 2010 Salı, 13:01:20

Spor kültürüyle kahvehanelerdeki tavla kültürünün özdeş olduğu bir memlekette yaşıyoruz. Almanya'da 24, Fransa'da 26 milyon lisanslı sporcu var. Yani bu ülkelerde yaşayan insanların 4'te 1'i sporu, kuramsal bilinç içinde yapıyor denebilir. Bu rakam bizde, abartılı bir rakam da olsa 2 milyona ulaşmış.
Yani bu açıdan bakıldığında; Onlarda 4'te bir olan rakam, bizde 100'de 3.5'a tekabül ediyor. Bu yüzde 3.5'un da yarısında spor kültürü var mı?. 'Bir nevi, okumuş cahil takımı dersem' Cevap için yeterli olur mu?. Bir tarafta dünya ikincisi olan basketbolculara verilen ödül için mahkemeye başvuranlarla, Arda Turan'a belden aşağıya vuranların mücadelesi. Diğer yanda dünya üçüncülüğü, UEFA şampiyonluğu gibi başarılar için 'tesadüf' diyebilen, küçümser edalar. Bu ülkede spor adına bir şeyler yapmak, Müslüman mahallesinde salyangoz satmaktan beter. Bazen böyle bir ülkede 'alem-i cihan' olsan da fayda etmez. Etmediğini de gördük, görüyoruz.
Aktualitesi böyle olan bir ülkede Tenis Federasyonu, Lluis Bruguera diye dünyaca ünlü bir tenis adamını ülkeye getiriyor. Amaç Grand Slam turnuvalarında finallere kadar çıkacak Türk tenisçisi yetiştirmek. Bruguera, İspanyol tenisine yön vermiş. Roland Garros'da 3 kez final oynayıp 2 kez şampiyon olan oğlu Sergi Bruguera'yı dünya sıralamasında 3. yapmış. Kısaca, 'Know How' denen ve bizde henüz oluşmamış bilgi ve becerilere sahip bir tenis adamı. Federasyon Bruguera'yı İzmir'e götürüyor. Adam gördüklerine şaşıp kalıyor. İlk tespitlerini imza töreninde şöyle ifade ediyor: 'Çocuklar çok yetenekli, tesisler mükemmel, federasyon yanımda, şahane bir memleket' Yani her şey var. Un, şeker, yağ. Adam, helvayı yapmak lazım diyor. Ve dahası 'Ben bu helvayı yapabileceğime inanıyorum' diyor. Spor Bakanı, GSGM, Milli Eğitim Bakanı gibi kurumlardan destek istiyor. En önemlisi, herkesin bu işe inanmasını istiyor. Bence devlet ve ilgili tüm kurumlardan her türlü destek gelir ancak 'inanç' konusu sıkıntılı olur. Ve inanç olmadan da başarı olmaz. Dün bir bugün iki, ilk çatlak ses yüzde 3.5'un yarısından geliyor. 'Hiddinkvari bir anlaşma' yakıştırması ve ardından 'ekşi sözlük' tiplemeleri devreye giriyor. Amaç, en önemli öğeyi yani inancı baltalamak. Bir sohbette benzer bir durumu TED Kulübü Başkanı Mehmet Tınaz'dan dinlemiştim. Yurtdışından getirdiği hocanın nasıl apar topar kaçıp gittiğini anlatmıştı. Bu pozisyonlar zordur. Sonuçta başarıya giden yol tek başına gidilen bir yol değil. Umarım Bruguera'yı da kaçırtmayız.


>>> BU YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

  • Teknoloji ve Tenis
  • Avusturalyada bir TÜRK
  • Bruguera ve Hiddink